close up photography of brickwall

Şehir Budur İşte

Bir trafik lambasında beklersin.
İnsan seli akar, araba seli akar.
Her biri bir yere yetişme telaşında.

Arada bir, tanıdık bir simaya rastlarsın.
Belki eski mahalleden.
Belki okul sıralarından.
Göz göze gelince yıllar erir, “neredesin, nasılsın” muhabbeti başlar.
Taahhütlerle ayrılırsınız: “Arayalım, görüşelim.”
Ve çoğu zaman, kimse aramaz.

Şehir budur işte.
Sürprizlerin kucağı.

Ama sürpriz sadece dost değildir.
Bir köşede eski borcun çıkar karşına.
Bir başka köşede, hiç görmek istemediğin bir hatıra.
Kimi zaman icra kâğıdı.
Kimi zaman seçim vaadi.

Şehir aynı zamanda dayatmadır.
Yola değil reklama bak dersin.
Sokağa değil AVM’ye.
Gökyüzüne değil ekrana.

Dostunla karşılaşmak şanstır.
Ama şehrin asıl yüzü, görmek istemediklerinle yüzleşmektir.

Şehir budur işte.
Kucaklaşma kadar mesafe.
Samimiyet kadar sahte gülüş.
Hatıra kadar propaganda.

Ve biz, her seferinde yeniden şaşırırız.
Sanki şehir, her defasında bize ilk kez ihanet ediyormuş gibi.

Şehir budur işte:
Seni en çok tanıyan,
ve en çok unutan.

Bir Cevap Yazın